Sağlıklı Cinsellik; Kaliteli Yaşam

Gebelik


Bu yazı toplamda 192, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Önce sizi tebrik eder
ve sakin olmaya davet ederiz,yakında anne olacaksınız belki
bazılarınız için bu ilk kez olacak ve neler yaşayacağınızı bilmiyorsunuz,gerçi
daha evvel doğum yapmışlar içinde fazla bir şey fark etmiyor,insan vücudu günden
güne değişiyor ve her doğum bir öncekinden çok çok farklı olacaktır.

Son adet tarihinize ve ultrason tetkiklerinize göre size bildirilen yada beklenen bir doğum yapma tarihiniz vardır,eğer bu tarihten önce herhangi bir şikayetiniz
ağrınız yada sızınız yada karında sertleşme olursa hemen doktorunuzu arayınız.

Eğer doğum yapacağınız tarihe yaklaşık 10 gün kalmış ve doktorunuzla irtibat halinde iseniz yani özel bir doktorunuz varsa o sizi yönlendirecektir.

Ben kendi takip ettiğim gebeleri 9.ayda ay başında bir kez,15 gün sonra bir daha,ve bir hafta kala da son kez olmak üzere kontrole çağırdığım için
durumları hakkında yeterli bilgiye sahip olurum.

Eğer özel bir doktorunuz yoksa da sizi hastanede takip eden doktorlar bu konuda sizi yönlendireceklerdir.

Peki,ne zaman neye dikkat edelim;

ilk şey ; ağrıların gelişi ve sıklığı, yani kaç dakikada bir ağrı geliyor ve geldiğinde kaç dakika sürüyor bu çok
önemli.Ağrıların ne kadar sürdüğünü anlamak için kendiniz yada yanınızdaki birisi karnınıza elini koyarak karındaki sertleşmeyi saat ile takip edebilir.Başlangıçta farklı aralıklarla gelen sancılar bir düzene girecek ve ritmik olarak gelecektir,

mesela; her 15 dakikada bir gelen ve yaklaşık 2 dakika süren ağrım var gibi.
hekiminiz arama yada hastaneye gitme zamanı ;
ilk kez doğum yapacak gebelerde 7-8 dakikada bir geliyorsa,daha evvel doğum yapmış gebelerde 10 dakikada geliyorsa ,uygun zamandır. Tabii ki
bu normal şartlar altında ve kontrol altında bulunan gebelerdedir.
En önemli şey suyunuzun gelmesidir,suyunuzun geldiğini hissettiğiniz anda nerede
olursanız olunuz,yere yatıp ayaklarınızı havaya kaldırıp bir süre beklemenizdir.Bu
bebeğin göbek kordonunun rahim ağzından bebekten önce gelip sarkmasını engelleyebilecektir.
Kordon önceden gelirse daha arkadan gelen bebek başı ,kan akımının geçtiği göbek kordonunu rahim ağzında sıkıştırıp bebeğe zarar verebilir.

Her hangi bir koşulda suyun gelmesi halinde ise hiç beklemeden doktorunuzu aramalısınız.

Dr.Cenk Kiper www.mutluinsan.com tel: (212) 231 5555

Bu yazı toplamda 403, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

Bebeğinizin cinsiyetini seçebilir misiniz ?
Bu sorunun tek bir cevabı var HAYIR !!

Neden ?

Çünkü,bebekler kadınların yumurtalarının erkeğin spermi ile birleşip yani döllenip , döllenmiş yumurta olarak kadının rahmine yerleşmesi ile oluşurlar.
Bebeğin cinsiyetini belirlenmesi bu döllenme sırasındaki spermin karakterine göre oluşur.
Spermlerde iki farklı karakter vardır.
Bunlar ;

X karakteri ( dişi bebek oluşturan sperm) ve

Y karakteri (erkek bebek oluşturan sperm) dir.

Kadında ise yumurtada sadece ve daima X karakteri vardır.

Doğada erkek karakteri XY’dir ,

kadın karakteri ise XX’dir.

Erkek bebek XY ‘den oluşur yani ;

babadan giden sperm Y ise annedeki yumurta daimi X karakterli olduğu için bebek anneden X’si babadan Y’yi alarak XY olur.

Kız bebek XX’den oluşur yani ;

babadan giden sperm X ise annedeki yumurta daimi X karakterli olduğu için bebek anneden X’si babadan X’si alarak XX olur.

Yani ; bebeğin cinsiyetini babanın verdiği spermin cinsi oluşturur.

Kadının bu konudan hiçbir katkısı yoktur.

Bebeğin cinsiyetini daima baba belirler.

Şimdi düşünün ; erkek çocuk doğuramadı diye yıllardır eziyet edilen kadınların çektiklerini ve hallerini Cahilli,Bilimsizlik,Eğitimsizlik işte bu tip acı sonuçlar doğurur.

Bir bebeğin cinsiyetinin ne olacağını belirleyen spermin seçimideki tek faktör doğadır.
devamını oku…

Bu yazı toplamda 257, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.

İnsanların en büyük korkularından birisi de sakat çocuk sahibi olmaktır, hatta bazı çiftlerde bu paranoya halini almıştır, kadın gebe kalmaktan korkar hale gelmiştir, hele hele bu kişiler yakın akraba evliliği yapmışlar ise kadının yada erkeğin ailesinde, akrabalarında doğuştan sakat çocuklar varsa, onların korku ve şüpheleri bazen çok yorucu olabilmekte, zevkli bir bekleyiş olan doğum onlara çok uzun bir zaman ve ıstıraplı bir bekleyiş haline gelmektedir.

Taki çocuk doğup, vücudunu sağlam görene kadar. Sonra hekime soru yağmuru başlayacaktır, ”doktor bey-doktor hanım çocuğum sağlıklı mı?” diye, eğer doktor bebeğiniz sağlıklı derse biraz rahatlayacaklar ama takibe bu sefer çocuğun hareketlerinde bir zeka özrü olup olmadığını anlamaya çalışmakla devam edeceklerdir.

Bu durum anne baba yeterince emin oluncaya kadar sürüp gider, okuması bile yorucu olan bu durumu birde gerçek hayatta yaşadığınızı düşünsenize, ne kadar zordur kim bilir.

Peki neden böyle bir ızdırap yaşanır;

Genelde ülkemizde akraba evlilikleri yanlış olmasına rağmen çok yaygındır.

Kimlere akraba evliliği yapmış denilir;

Kardeş çocuklarının evlenmesine, 1.derece yakın akraba evliliği (-ki bu en tehlikelisi ve olmaması gerekendir) denir.

Burada bir yorum yapmak istiyorum
—sosyal açıdan da bu çok önemlidir,teyze anne yarısıdır denilir, amca ise baba yarısı. Teyze çocukları , amca çocukları kardeş olarak yetiştirilir, yıllarca kardeş olarak bildiğiniz belki de beraber büyüdüğünüz birisi ile olgun yada ergin yaşa geldiğinde evlen ve seks yap denilirse bunun toplumsal ve de psikolojik yıkımını düşünebiliyor musunuz?

Benzer çarpıklığı da yenge yada baldız modunda da görürüz, yıllarca ağabeyinin karısını yenge olarak görmüştür, abisi ölünce yengesi ile evlendirilir, onunla seks yapması beklenir. Niye şüpheci ve de güvensiziz sizce? öğretilen bütün değerleri yine size öğretenler yıkar, ve siz duygu ve mantık karmaşasına düşersiniz. Bu olayı yaşamış yada gören kimselerde sağlıklı düşünce yada güven olur mu?

Şimdi kim onun için farklıdır?

Kardeş yarısı olan amca kızımı, yada abisinin karısı olan yengesi mi ? kendisinin yaşadığı bu karmaşadan sonra kim kimdir ? kime nasıl bakmalıdır ?

Konu açılmışken yazmadan edemeyeceğim, baldız olayını; nedense sevimli, güzel baldız oldu mu enişte onu sahiplenir, nereye gittiğine yada kiminle görüştüğüne karışır, şişman ve çirkin kızların enişteleri niye onlara sahip çıkmaz dersiniz? Çirkin baldızı olanların koruma dürtüleri yok mudur? yoksa ötekilerinde bilinç altımı fazla çalışır????

Bir de mahallenin kızları yada komşu kızlarına sahip çıkan koruma ,dürtüsü vardır? sizce neden dersiniz kıskançlık mı? bilinç altı mı? gizli dürtüler mi? Bacımız olur dediğiniz kişiye aşık olma yada yalnızken sıkıştırma, çıkma teklifleri? nedendir sizce?

Peki çok açıldık, ama dayanamadım yazdım, konumuza geri dönelim;

Akraba evliliklerinde sakat çocuk olmasının nedeni basit olarak şöyle izah edilebilir ;

Her insanın yapısında var olan ama bulunduğu şekli ile kişide ciddi rahatsızlıklar yaratmayan birtakım anormallikler vardır ( teknik olarak herkesin genetik şifresinde ki bazı yerlerde zararsız bozukluklar vardır) aynı sülaleden gelen kişilerde bu bozuklukların aynı yerlerde olma olasılığı fazladır. Doğacak bebeğin yapısını oluşturacak formülün yarısı anneden, yarısı da babadan geleceği için aynı kökenden gelen kişilerin her ikisinin de vereceği formülde aynı yerde bozukluk olma olasılığı yüksektir. Ve böyle bir bozukluk olursa verilen şifrede aynı yerde bozukluk olacağı için ciddi sakatlıklar görülecektir.

-Aynı olasılık evlenmiş akraba olmayan ama iki taraftan birinin ailesinde doğuştan sakat çocuk bulunan kişilerde de vardır, bu kişi ailesinden gelen bozuk geni kendi çocuğuna verebilir.

Yapılması gereken şey ;

Evlenecek her çiftin evlilik öncesi gerekli tüm testlerini yaptırması (ki bunlar Evlenmeden Neler Yapmalıyız linkinde de var) gerekir.

Ve de özellikle genetik danışma alınmalıdır. Genetik danışma bulunduğunuz ilin Üniversite Hastanelerinden rahatlıkla alınabilir.

Her gebenin doktor kontrolünde olması faydalıdır. Özelliklede sakat çocuk rizikosu yada şüphesi olan kişiler doktor kontrolünde hamile kalmalı ve de gebelik süresincede doktorlarının tavsiyesine uymalı ve gereken testleri korkmadan yaptırmalıdır.

Aynı şüphe ve sıkıntı 35 yaş ve üstünde gebe kalan hanımlarımızda da yaşanmaktadır. Onlarda gerekli test ve kontrollerini yaptırırlarsa sorun yaşamazlar yada sorun erken görülürse tedbir alma şansı olur.

Dr.Cenk Kiper www.mutluinsan.com tel: (212) 231 5555


Bilgiler