
Onsekiz yaşındayken içinde bir tarih vakası yer alan bir cinsel bilgiler kitabı okumuştum. Bu olay bende çok fazla etki bıraktı. Orada, dans esnasında bir kız vestiyerde yalnız kaldığını ve tam öne doğru eğildiğinde bir adamın arkasında belirdiğini ve daha kim olduğuna bile bakamadan elbisesini kaldırıp penisini içine soktuğunu anlatıyor. (Bu külot giyilmeyen dönemlerde oluyor.)
Bu beni çok heyecanlandırdı. O zaman daha henüz cinsel ilişki yaşamamıştım ama bunu mastürbasyon yaparken düşlüyordum. Doğal olarak bir zaman sonra kendimi kızın yerine koymaya başladım. Bu fanteziyi çok uzun zamandır düşlüyorum, ilk ilişkimi on dokuz yaşında yaşadım. Partneriniz çok konuştuğunda ya da birliktelik bozulduğunda fantezi kurmak gerekli oluyor, bu konuda bana katılacağınızı düşünüyorum. İlk ilişkilerimde her şey yolunda gittiğinden mastürbasyon yapmak hariç hiç fantezi kurmuyordum. Kocamla yirmi yaşında evlendik. Uzun süren, düzenli cinsel birlikteliğimiz sonunda artık fantezilerim olabileceğine karar verdim ve bunu düşünmem hem benim hem de kocamın zevkini artırdı.
Ona fantezilerimden bahsettiğimde çok anlayışlı davrandı ve beni cesaretlendirdi, aslında ona anlattıklarım tam olarak orjinalleri değil benzerleriydi. Arkamdan gizlice yaklaşılma fikri beni çok heyecanlandırmasına rağmen fantezilerim çok esnekti, yalnızca bir konuya takılıyordum, oda şuki adam daima canının istediğini yapıyordu. Hep aynı pozisyonlarda olmadığı gibi aynı zamanda da kesinlikle yargılayıcı değildi. Genellikle benim üzerimde elbise vardı, nadiren çıplaktım ama külot giymiyordum. Böylece kendimi kolaylıkla sergiliyordum ve her an ilişkiye hazırdım.
Sahnelerse toplumun içindendi; bir park, bir parti, bir ofis ve bu gibi. Böylece diğer insanlar da olup biteni görebiliyorlardı. Onlar buna asla karşı çıkmıyorlardı. İşte bunlardan tipik bir örnek Bir partideyim. Son derece etkileyici insanlar etrafta birbirleriyle sohbet ediyorlar. Ben de iki adamla birlikteyim. Üzerimde beni ayak bileklerime kadar saran bir elbise var ve tabii ki içimde hiçbir şey yok. Her ikisi de birer kollarıyla beni kapatıp göğüslerimi okşuyorlar. Biraz sonra birisi elini bacaklarımın arasına sokuyor. Diğer insanlar da bize katılırken beni bir kanepeye yatırıyorlar. Elbisemi yırtıp, bacaklarımı ayırıp teker teker içime giriyorlar. En son kocam olmak üzere partideki bütün adamlar üzerimden geçiyorlar. Bu noktada fantezim gerçeğe dönüşüyor ve kocam beni muhteşem bir şekilde orgazma ulaştırıyor.
Fantezilerde bir gariplik olduğunu asla düşünmedim. Onlarsız mastürbasyon yaptığımı düşünemiyorum. Tabii ki kocamın bu konudaki desteği de göz ardı edilemez. Şüphe yok ki, fanteziyi gerçeğe dönüştürdüğüm o fantezi ve gerçek arasında kurduğum bağ sizi düşündürmüştür. Evet, insanlar fantezilerini gerçeğe dönüştürebilirler. Tabii ki bunlar elde edilemez kişileri kapsıyorsa bu imkansız olur. Benim fantezilerimde insanlar sıradan ama ortam günlük yaşantımızdan çok farklı. Bu yüzden üzerimden geçen on adam manzarasını gerçekleştirmem imkansız. Erkekler ve özellikle de kocamın çok tahrik olduğunu bilmeme rağmen bu zamanda külotsuz gezmek çok riskli olur. Bu nedenle bir adamla sevişirken eşit şartlar altındayız, olayları ben daha sonra fantezilerimle geliştiriyorum. Fantezilerime yakın seks ilişkileri de yaşadım ama bunlar sadece bir ölçüde gerçekleşebiliyordu ve asla tamamiyle aynı olamıyordu. Bu yüzden grup seksi bile denedik ve bu yolla günde beş adamla birlikte olduğumu hatırlıyorum. Ama sonuçta dönüp dolaşıp yine hep o konuya geliyorum. Külotun ve mini eteğin giyilmediği dönemlere gidiyorum. Orada tek yazılı olan, adamın kadının içinde ne olduğunu dahi bilmeden elbisesini kaldırdığı. Eğer kadın çok uzun bacaklı olsa bunu başaramazdı. Sonuçta hiçbir manisi olmadı ve bu da fantezilerim için çok önemli bir konu.
Bu yazı toplamda 1031, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.
Yorum Yaz
yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.