
İnsan ömrünün uzamasma bağlı olarak orta yaş krizi de artık 50′li yaşlara dayandi ancak başlangıcı genellikle 40 lı yaşlardır. Genel olarak kişinin o güne dek yaptıklarını sorgulamaya basladıgı, meslekı ve sosyal anlamda rolünün durağanlastıgı, toplumsal ve mesleki işlevlerini değerlendirdigi bir dönem. Kriz adıyla anılması bu dönemin bir geçis dönemi olması ve catışmalı duyguların yaşanmasından kaynaklanıyor.
40′lı yaşlardan sonrası orta yas olarak kabul edilebilir. Bu donemdeki birgok kadın, orta yaş krizini farklı yoğunlukta yaşar. Bazı kadınlar daha kısa sürede ve daha kolay bu durumu atlatırken bazı kadınlar da bu dönemi daha çalkantılı, uzun yaşar. Genel olarak dış gorunüşe fazlaca anlam yukleyen, gene kalmayı bir zorunlulukmuş gibi algılayan kadmlarda bu süreç biraz daha sancılı yaşanır.
Belirtiler 3 başlıkta incelenebilir. Birinci grupta cinselligin kaybma ilişkin gelistirilen davranışlar var. karamsarlığa sevk edebilir. Bu durum, aslmda yaşlanmaya başlayan bedenin birtakım belirtileri gibi görülebilir. Bu belirtilere direnç olarak da kişi cinselligini daha çok kullanmaya çaba gösterebilir. Cinselliğe ve cinsel rolüne aşırı anlam yuklemiş kişiler, cinsel faaliyetlerin azalmaya başladıgı bu yıllarda çevreye cinsel faaliyetlerinin sürdüğü, herhangi bir azalma olmadığı mesajmı vermek isteyebilirler. Hatta ilerleyen yaşlarda kendisinden yaş olarak çok küçük bir kişiyle birlikte olarak hala genç kaldığmı ispat etmeyi deneyebilir. İkinci grupta bedene yönelik aşırı ilgi var. Orta yasla birlikte daha sık gorulen saç dökülmeleri, saçlarda beyazlamalar, kilo artışı, sarkma ve çatlaklar kadının moralini bozabilir. Bu belirtilere paralel olarak kadmda bedenine yönelik daha yoğun bir ilgi başlayabilir. Değişen haliyle beğenilmeyeceğini düşünebilir. Bir diğer önemli belirti de kendi ihtiyaçlanna önem vermedir. Orta yasa kadar çok yoğun olarak yaşanan dönem artık yerini daha düşük bir tempoya bırakmıştır. Bu dönemde kişi çocuk ve eşinden önce kendisini daha fazla düşunmeye başlayabilir. Orta yaşa kadar gerçekleştirmek istediklerini yerine getirememiş olma krizi tetikleyebilir. Örnegin kadm o yaşa kadar evlilik yapmamış, çocuk sahibi olmamışsa ya da kariyerinde istediği yerde degilse krizin ortaya çıkması kolaylaşabilir. Diğer taraftan partneri ya da eşi tarafından beğenilmemek ya da eşi tarafmdan aldatılma da bu krizi tetikleyebilir.
Fakat bu olay depresyon durumundan tamamen farklıdır. Depresyondaki kişinin duygu durumu ve morali çevresinde olup biten mutluluk verici olaylardan pek etkilenmez. Mutlaka bu iyi olaylarda da üzülecek bir yan bulur. lştah azalması, uykusuzlük, cinsel istek azalması gibi fiziksel belirtiler depresyona mutlaka eşlik eder. Kendini suçlama, küçük görme ve intihar düşünceleri de depresyonda daha sık görülen belirtilerdir. Ayrıca depresif kisiler genelde çevresel stres yaratan olaylarla açıklanamayacak kadar derin bir keder hissederler.
Krizin menopozla da bir ilgiside yoktur. Menopozda fiziksel belirtiler genelde ön plandadır. Ateş basması, terleme, çarpıntı, nefes alamama hissi, gögüste daralma ve iç sıkıntısı gibi. Orta yaş krizinde ise on planda olan zihinsel ve duygusal karmaşalardir. Bazen ayni yaş grubunda oldukları için menopoz ve orta yaş krizi karıştırılabilir. Bu durumda yapılacak şey kadmdaki hormon profiline bakmak ve kişiyi jinekoloji uzmanma yonlendirmektir. Böylece kişinin menopozda olup olmadığı kesin olarak anlaşılabnir.
Böyle bir krizde kadınlar kendileri için daha fazla barcama yapmaya başlayabilirler. Özellikle yaşlanmayı geciktirici olduğu söylenen ürunlere daha fazla rağbet edebilirler. Ya da yaşlarına uygun görülen kıyafetlerin dışına çıkmaya calışabilirler. Örnegin daha spor kıyafetleri tercih edebilirler. Bu dönemde aldatmalar ve boşanmalar artar. Bu açıdan evlilik ilişkilerinde bazı sorunlar yaşanabilir, Riskli davranışlar ve kararlar görülebilir. Hayatla ilgili bazı önemli kararlar bu dönemin sonuna ertelendiğinde ya da zorluk yaşandığında bir uzmana başvurulmasmda fayda vardır.
Yaşamm gelişim aşamalarmı kabullenen ve bu doğrultuda degişimi büyük bir olgunlukla karşılayan kişiler yaşla birlikte görülen fiziksel değişimleri yadsımaz. Degişime de şiddetli direnç göstermezler. Çünkü her yaş döneminin kendine has güzel yönlerinin olduğunu düşünür ve bu doğrultuda doyum sağlarlar. Bu kişiler dinç ve sagğlıklı bir bedene sahip olabilmek icin düzenli egzersizler yapabilir, saçlarını boyatabilir, saç ektirebilirler. Ancak gene, kalmayı bir zorunluluk gibi algılamazlar. Çevreye ben hala gencim mesajını vermek zorunluluğunu hissetmezler; yaşlanmaya karşı yoğun kaygı ve korku duygusu duymazlar. Kendileriyle barışıktırlar, doğa ve insanlarla uyum içindedirler. Yaşla birlikte gelen değişimi de hayatın bir parçası olarak değerlendirmek gerekir. Bunun yam sıra çeşitli aktivitelere yönelebilirler. Spor yapabilirler ve bazı hobileri deneyebilirler.
Bu yazı toplamda 517, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.
Yorum Yaz
yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.