hamileliktehipertansiton.jpg 

Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen çok ciddi boyutlara ulaşabilen hastalık grubudur. Preeklampsi insan gebeliğine özgü bir hastalıktır. Gebelikte ortaya çıkan yüksek tansiyonla seyreden durumlar, anne ve bebek hayatını olumsuz etkileyebilecek hastalıklardır. Yüksek tansiyonun yanı sıra meydana gelen metabolik ve damarsal bozukluklar, gebeliğin sağlıklı ilerleme sürecini tehlikeye sokar. Erken tanı ile hastalığın ilerlemesi önlenebilir.
Hipertansiyon; klasik olarak en az 6 saat ara ile yapılan iki ayrı ölçümde tansiyonun 140/90 mmHg ve üzerinde saptanması ya da büyük tansiyonun 30 mmHg ve küçük tansiyonun 15 mmHg artışının saptanması olarak tanımlanır. Gebelikte hipertansiyon tüm gebelerin %7-10’nda görülür. Daha önceden böbrek veya kalp-damar hastalığı olan gebelerin de %20-40’ında sorun oluşturabilmektedir. Hipertansif hastalıklar hem anne, hem de bebek açısından belirgin ve ciddi problemlere neden olabilirler. Erken tanı ve dikkatli takip anne ve fetus açısından çok önemlidir.
.
Gebelikte hipertansif hastalıklar başlıca 3 ana gruba ayrılabilir:

1. Gebeliğin neden olduğu hipertansiyon: Hastaların önemli bir kısmı bu gruptadır.

A. Preeklampsi
- Hafif preeklampsi
- Şiddetli preeklampsi
B. Eklampsi

2. Gebeliğin şiddetlendirdiği hipertansiyon

A. Superempoze preeklampsi
B. Superempoze eklampsi

3. Kronik hipertansiyon

Önceden tansiyon ölçümleri normal olan bir kadında; gebeliğin 20. haftasından sonra gelişen hipertansiyon olarak tanımlanabilir. Gebelik sırasında ortaya çıkan yüksek tansiyona; ödem, idrarda protein kaybının (albuminüri) eklenmesine preeklampsi denir Preeklampsi hafif ve şiddetli olarak iki ayrı formda ele alınabilir.

Bu hastalığın en ağır formu olan eklampside ise; tabloya sara nöbetine benzer kasılmalar eklenmiştir. Preeklampsi çok ender olarak gebeliğin 20. haftasından önce de gelişebilir. Bu durum genel olarak ilk gebeliklerde daha sık görülmektedir;

- Anne yaşının 18’in altında veya 35’in üzerinde olduğu durumlarda,
- İkiz gebeliğe sahip anne adaylarında,
- Amniyon sıvısının normalden fazla olduğu durumunda,,
- Daha önceden hipertansiyon olanlarda,
- Şeker hastalığı olan anne adaylarında,
- Kronik böbrek rahatsızlığı olanlarda,
- Bebekte sıvı toplanması olanlarda,
- Dörtten fazla doğum yapmış anne adaylarında, daha sık görülür. Hastalık genellikle gebeliğin son 3 ayında ortaya çıkmaktadır.

Klinik gözlemde yüksek tansiyon, ödem ve idrarda protein kaybı birbirinin ardı sıra gelişebilir. Bazen biri veya ikisi ön planda olabilir. Genellikle fazla kilo alımının ardından ödem ve hipertansiyon eklendiğini görürüz.

Anne adayında gebelikten önce de hipertansiyon mevcutsa bu durum kronik hipertansiyonu işaret eder. Ancak bu bulgu varlığında gebeliğin ikinci yarısında preeklampsi bulgularının eklenme riski mevcuttur. Kronik hipertansiyonu gebeliğin erken dönemlerinde tedavi ederek preeklampsi gelişimini önleme olanağı henüz kanıtlanmamıştır. Ancak anne adayının diyetinin ayarlanması; evde fizik aktivitesinin kısıtlanması, dikkatli bir gebelik takibi preeklampsi gelişimini tamamen önleyemese de şiddetli hastalık formunun azaldığı ve ciddi komplikasyon görülmesinin daha ender olduğu bilinmektedir.

Bu yazı toplamda 1713, bugün ise 0 kez görüntülenmiştir.